MEB Onaylı Sertifikalı Osmanlıca Kursu, Ankara

IMG_5375Yıllardır Türkiye’de eğitim gören ve Türklere Farsça ve Osmanlıca dil eğitimi vere gelen, Türkiye Türkçesini de ana dili gibi bilen İran uyruklu hocalarımızla Osmanlıca Kurslarımız devam etmektedir. Osmanlıca kursu sınıf kontenjanımız 12 kişiyle sınırlıdır.

Osmanlıca kursu için yoğun kurslar 2 ayda, normal kurslar 3 ayda yeni gruplar oluşmaktadır. Kursu başarıyla bitiren katılımcılara MEB onaylı “Osmanlıca Kursu Sertifikası” verilmektedir.

Osmanlıca

Osmanlıca okuyup yazabilmek, çok özel bir ayrıcalıktır. Akademik olmayan çevrelerde kurumlarda verilen kursları iyi niyetli teşebbüsler olarak görmekle beraber, lisans ya da lisansüstü öğrencileri için zaman kaybı olarak değerlendirmekteyiz.
Merkezimizde Başlangıç, Orta ve İleri olmak üzere üç ayrı seviyede Osmanlıca kursları verilmektedir. Osmanlıca yoğun kurslar 2 ayda, normal kurslar 3 ayda bitecek olup, verilen eğitime ilave olarak ödev ve sınav uygulamaları titizlikle takip ve tatbik edilir. Dersler, alanında uzman Osmanlıca öğretmenleri tarafından verilmektedir.

Osmanlıca Kursu hakkında detaylar aşağıdaki gibidir:

Osmanlıca Kurs Süresi:

Normal Kurs: 3 ay (12 Hafta, toplam 72 saat)

Yoğun Kurs: 2 ay (8 Hafta, toplam 72 saat)

Kurs tarihleri: http://www.mengutas.com/takvim/

 Kurs Çeşitleri Normal Yoğun
 Haftalık Ders Saati 6 Saat(Günde 3 saat, haftada 2 gün) 9 Saat(Günde 3 saat, haftada 3 gün)
 Aylık Ders Saati 24 Saat 36 Saat
 Kurs Günleri Cumartesi – Pazar
Salı – Perşembe
Pazartesi, Çarşamba ve Cuma
 Kurs Süresi 3 ay (72 Ders Saati) 2 ay (72 Ders Saati)
 Kurs Saatleri (Seçilebilir) 09:30 – 12:20 14:00 – 16:50 18:30 – 21:20
 Bir Ders Saati 50 dakika
 Beceriler Okuma, anlama ve yazma becerileri geliştirilir.
 Eğitim Materyalleri En uygun toptan ücret karşılığı temin edilecektir.

Not: Osmanlıca ders gün ve saatleri öğretmen ve öğrencilerin özel durumuna göre değişebilir.

Osmanlıca dersinde kullanılan kitaplar

Osmanlıca 0

Osmanlıca

Osmanlıca 1

osmanli-turkcesine-giris-11

Osmanlıca 00

Osmanlıca Kursundan Kareler

Osmanlıca

Sınıflar en az 6, en fazla 12 öğrenciden oluşur, eğer öğrenci sayısı 6’dan az ise, kurum ders ücretlerini öğrenci sayısı ve öğretmen maaşına göre yeniden belirleyebilir. Öğrenci sayısı 1 ile 3 arası ise, kurs ücreti özel ders olarak hesaplanabilir.

Mengütaş Osmanlıca Öğretmenleri

Mengütaş Osmanlıca öğretmenleri Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan, Osmanlıca eğitiminde tecrübeli genç Türklerdir.

Osmanlıca Öğretmenimiz: 


Mousa RAHİMİ: Osmalılca & Farsça Öğretmeni

Ülkesi: İran (Soy olarak İran’daki Türklerden)Mousa

Eğitim Durumu: Doktora Öğrencisi – Ankara Üniversitesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatı

Tecrübesi: 5 Yıllık Farsça, Osmanlıca ve Türkçe Öğretmenliği (İran & Türkiye)

Yeteneği: Farsça Ders Anlatma Metodu

Verdiği Dersler: Osmanlıca, Türkler için Farsça, Farsça YDS

Bildiği Diller: Farsça, Türkçe, İngilizce, Osmanlıca, Arapça, Almanca

Musa bey


Raheb M. Ghanbarlou: Osmanlıca & Farsça Öğretmeni

Ülkesi: İran (Soy olarak İran’daki Türklerden)

Eğitim Durumu: Doktora Öğrencisi – Gazi Üniversitesi, Sosyoloji

Tecrübesi: 3 Yıllık Farsça ve Osmanlıca Öğretmenliği (Türkiye)

Yeteneği: Farsça Dil Bilgisi ve Kelime Öğrenme Metodu

Verdiği Dersler: Türkler için Farsça, Osmanlıca

Bildiği Diller: Farsça, Türkçe, İngilizce, Osmanlıca

IMG_5380


Mengütaş Yabancı Dil Eğitim Merkezi

Not: Mengütaş Dil Eğitim Merkezi Kalite odaklı çalışma yapmakta olup, size güzel bir ortamda bilgisayar ve projektör destekli dil eğitimi hizmeti sunar.

Güzel Ortamda En Uygun Ücretle Kaliteli Yabancı Dil Eğitimi Hizmetinizdedir.

Mengütaş Derslik Ortamı Fotoğrafları için Tıklayınız.

iletisimMengütaş Dil Eğitim Merkezi İrtibat Bilgileri 
Tel: +90 312 231 67 57
Cep: +90 530 038 67 37
E-mail: bilgikut@gmail.com
Web: http://www.mengutas.com/
Skype: mengutas
Facebook: www.facebook.com/mengutasdil
Adres: Mithatpaşa Cad. No: 45/8, Kızılay, Çankaya / Ankara (Kızılay Mithatpaşa Köprü yanı, HSBC Banka üstü 4. kat)

Google Haritası Mengütaş Tarifesi

Sıkça Sorulan Sorular: 

Osmanlıca Kursu Kaç Saat Sürer?

Ortalama kurs süresi 72 saattir. Osmanlıca yoğun kurslar 2 ayda, normal kurslar 3 ayda bitecektir. Bu süre kurs yerinin hazırladığı eğitim programına ve kurs günlerine (hafta içi / hafta sonu) bağlı olarak 60 ile 80 saat arasında değişiklik gösterebilir.

Osmanlıca Kursuna Kimler Katılabilir?

Osmanlıca kursuna katılmak için belirlenmiş herhangi bir bilgi birikim düzeyi veya yaş sınırlandırması yoktur. Bu dili öğrenmek isteyen herkes kursa katılabilmektedir. Okur-yazar olmak ve kendini geliştirme sürecine duyulan merak eğitimi tetikleyen unsurlardan biridir.

Osmanlıca Zor Bir Dil mi?

Osmanlıca dili, bir zamanlar konuştuğumuz, Arapça harflerle yazılmış Türkçe olarak tanımlanabilmektedir. Özellikle tarihe meraklı olan kişilerin bu kursa katılarak kendini geliştirmesi oldukça kolaydır.

Arapça öğrenme sürecinin başlangıç aşamasındaki pek çok katılımcı zorlanabilmektedir ancak uzun süre yapılan çalışmaların eğitim sürecini pekiştirdiği bilinmektedir.

Osmanlıca Dersleri Hakkında Bilgi Alabilir miyim?

Bu alanda eğitim veren pek çok kurumda dersler doğrudan öğrenci odaklı şekilde gerçekleşmektedir. Kontejanın doluluk oranına bağlı olarak açılan sınıflarda hazırlanan dersler doğrudan katılımcılar için faydalı olacak şekilde bir araya getirilmektedir.

Osmanlıca – Türkçe sözlük aracılığıyla dilinizi geliştirmenizin mümkün olduğu bu kursta görsel ve yazınsal tüm kaynaklardan faydalanarak iyi bir eğitim alabileceksiniz.

Ek: Osmanlıca Sözlükler

Bilgisayarınıza kurarak kullanabilirsiniz.

– Osmanlıca-Türkçe Lügat Nur

– Geliştirilmiş Lügat

Her iki sözlüğü de bilgisayarınıza kurarak kullanabilirsiniz.

  • Küçük Lügat

Kullanılması basit, kelime sayısı itibariyle zengin ve açıklamalar yönünden tatminkâr bir cep lügatı. Web sayfası versiyonu için lütfen tıklayınız… 

Bilgisayarınıza kurulması gerekmiyor.

Bilgisayarınıza kurulması gerekmiyor.

  • Ansiklopedik Osmanlıca, rüya tabiri, İngilizce/Türkçe, Türkçe/İngilizce, çocuk isimleri, bilgisayar terimleri, şifalı bitkiler, Kur’ân fihristi gibi sözlükleri içeriyor. Windows help formatında e-Book olarak her harf bir sayfa şeklinde hazırlanmıştır. Dosyayı indirmek için lütfen tıklayınız…

Bilgisayarınıza indiriyorsunuz ancak  kurulması gerekmiyor.

  • Osmanlıca Terimler Sözlüğü: Sınırlı ancak kullanışlı ve web sayfası formatında bir sözlük.

Görüntülemek için lütfen tıklayınız…

OSMANLICA DİJİTAL KİTAPLAR

  1. Osmanlıca tarih kroniklerini bilgisayarınıza indirebilmek için lütfen buraya tıklayınız.
  1. Osmanlıca edebiyat eserlerini bilgisayarınıza indirebilmek için lütfen buraya tıklayınız.

Öneri: Neden Osmanlıca öğrenmeliyiz?

Millletleri millet yapan ve o milleti diğer milletlerden ayrı bir millet yapan temel esaslardan birisi de o milletin kullandığı dil ve alfabesidir. Dil; fikir dünyasının tezahürüdür, kendini ifade edebileceği iletişim aracıdır. Milletin hatırası, ruhu, özü, mayasıdır. Dilini kaybeden milletler, hatırasını, hafızasını hem ferdi hem de milli kimliğini, açıkçası her şeyini kaybetmeye yüz tutmuştur. Dil şuurunu kaybeden bir millet, millet olma şerefini kaybetmekle yüz yüze gelir. Lisan ve yazısını kaybeden bir millet, hafızasını kaybetmiş demektir. Böyle bir millet, kendi kültürüne ve tarihine yabancılaşır, geçmişte ne olduğunu unutur, bugün ve gelecekte ne olacağını bilemez hale gelir.

Osmanlıca; Türklerin yüzyıllar boyunca geliştirdikleri özgün bir dildir. Hem Arapçadan hem Farsçadan faydalanmış ama ikisi de olmamıştır. Gelecekle geçmiş arasındaki köprüyü sağlam kurabilmenin yolu, Osmanlı Türkçesini okuyup anlayabilmekten geçmektedir. Millî kültürümüzün temelini oluşturan eserlerimizin hemen hemen tamamı, Osmanlıcayla yazılmıştır. Hâlbuki yeni neslimiz, dedesinden kalmış bir kitap veya eski bir tapu senedinin, bir paranın, bir çeşme kitabesi, tarihî bir çarşı girişi ya da belki her gün altından geçtiği üniversite giriş kapısında yazılı olan Osmanlıca metnini okuyamadığı gibi, gerek ne manaya geldiği, gerekse estetik zevkini yudumlama imkânından mahrumdur.

Tarih önünde bizden sonraki nesillere köprü olabilme mesuliyetimiz bir yana, sadece sanat noktasında dahi uzak kaldığımız bu mirasın, birçoğu üslup sahibi ve kendi başına ekol olan güzîde hattatlarımızın göz nurlarıyla bir dantelâ gibi işledikleri o kıymet biçilemeyen cânım eserlerinden niceleri, artık yabancı müze ve koleksiyoncuların en güzel köşelerini süslemektedirler. Oysaki kendi memleketimizde ecdadımızın bizlere birer emaneti, birer yadigârı olan ve bir kısmı, aylar süren çalışmalarla ancak hazırlanabilmiş hususi kâğıtlar üzerinde eşsiz birer tabloya dönüşen veya bazen pirinç bir levha ya da mermere asırlara meydan okurcasına kazınan, bazen de uğruna gözünü bile kaybetmek bahasına bir câmi’ kubbesine ilmek ilmek işlenen ve akıllara durgunluk veren hat sanatı numuneleri bugün, apayrı ve şaşılacak bir kadirbilmezliğin incitici yalnızlığına terkedilmişlerdir.

Ecdadımızın her zaman şeref duyduğumuz bin yıllık şanlı bir tarih koridorundan bizlere armağan ettikleri sayısız güzîde eserler fikrî boyutta da bugün çoğumuza, maalesef bir turiste olduğu kadar uzak, anlamsız ve yabancıdır.

Şu halde günümüz gençliğinin hissesine, dedelerinin birkaç bin sene önceki kültür mirasını rahatlıkla okuyup anlayabilen diğer milletlere imrenmek mi düşüyor? Neden biz de kendi çocuğumuza, araştırdığı herhangi bir mevzuda, ecdadının birikimine birinci elden uzanabilme imkânını tanımayalım? Çok boyutlu bir altyapıya sâhip ve tarihine yabancı kalmamış, büyüklerine sevgisini ve saygısını kaybetmemiş bir nesil, geleceğe daha ümidle bakmamızın bir teminatı değil midir? Üzüntüyle belirtelim ki, batılı araştırmacıların hem konuşma dili cihetiyle Türkçeyi, hem de bir yazı dili olan Osmanlı Türkçesini öğrenerek yaptıkları derli toplu araştırmalardan, bugün Osmanlı’nın torunlarından ancak İngilizce bilenler istifade edebilirken, bilimsel çevirileri (!) yapılan bu yabancı kaynaklar da, ne gariptir ki, bir sokak ötedeki kendi millî kütüphanelerimizi referans göstermektedir. Gönlünde millî harstan, kültürden bir nebze olsun hissesi bulunanların, içinde bulunduğumuz bu vaziyete üzülmemesi mümkün değildir. Osmanlıcayı öğrenmek, öz yurdunda kendi kültürüne yabancı kalmış bir neslin vicdan muhasebesinde, ecdadına ve tarihine karşı vadesi çoktan dolmuş bir fikir borcudur.

Kaynak: Osmanlıca Dergi